İnsan Ne İle Yaşar

“İnsan Ne İle Yaşar?” Leo Tolstoy’un 1885 yılında yazdığı kısa hikâyesidir. Kitabın ana kısmını bir ayakkabıcı olan Simon ile Mikail’in öyküsü oluştururken, Diğer Öyküler kısmında bir kralla keşişin öyküsü (Üç Soru), Hindistan’da Surat adlı bir kahvehanede geçen bir olay (Surat Kahvehanesi) ve son olarak Pahom adlı bir köylünün toprak sevdası (İnsana Ne Kadar Toprak Gerek?) yer alır.

Simon basit bir ayakkabı tamircisidir ve bir gün evden deri almaya çıkar. Ne yazık ki eli boş döner evine; Mikail hariç. Büyük bir mutsuzluk ve umutsuzluk içinde evine dönerken yolun kenarında tapınağın önünde çırılçıplak oturmuş Mikail’i görür ve evine alır. Ancak Mikail sıradan birisi değildir; Tanrı tarafından cezalandırılmış bir melektir. Cezası sonlandığında Mikail tekrar göğe alınır ama gitmeden önce kendisinin almış olduğu ve verdiği ders ‘sevgi’dir. İlle de sevgi, ille de sevgi. Her şeyin çözümü ve güzel bütün her şeyin kaynağı sevgi.

Tolstoy insanın varoluşunu, yaşama sebebini, yaşama şeklini, varoluş kaynağını, nereye koştuğunu, nasıl koştuğunu sorar, düşündürür, örneklendirir ve yanıtlar. 7’den 70’e okunması gereken bir hikâye sunar önümüze. İnsanın derinlerinde sorduğu, sormak istediği sorulara felsefi yaklaşımıyla ayna tuttuğu gibi, sanatsal açıdan da okuyucusunu doyurur.

 8,00

Stok Kodu: 9786059900423 Kategoriler: , Etiketler: , , , , ,

Kitabın Detayları

Çevirmen

Yeşim Mısırcı

Yayın No

63

Tür

Dünya Klasikleri-Öykü

Cilt Bilgisi

Karton Kapak

Kağıt Bilgisi

2. Hamur

Basım Tarihi

1. Baskı: Haziran 2016
2. Baskı: Şubat 2018

Sayfa Sayısı

108 Sayfa

Kitap Boyutu

13.5×21

ISBN No

978-605-9900-42-3

Çıkış Tarihi

06.02.2018

Yazar Hakkında

Lev Nikolayeviç Tolstoy

Lev Nikolayeviç Tolstoy

Lev Nikolayeviç Tolstoy (9 Eylül 1828 - 20 Kasım 1910), Rus yazar. Zengin bir ailenin çocuğu olarak Rusya'nın Tula şehrindeki Yasnaya Polyana adlı konakta doğdu. Çok küçük yaşlarında önce annesini, sonra babasını kaybetti, yakınlarının elinde büyüdü. Çocukluğundan beri gerçekleri incelemeye karşı büyük bir ilgisi vardı. . Fransızcasını ilerletmiş, Voltaire'i ve J. J. Rousseau'yu okumuş, bu iki yazarın kuvvetli etkisinde kalmıştı. Yasnaya-Polyana'ya döndü, yoksul köylüler arasına katıldı. İlk eseri olan "Çocukluğum"u bu sıralarda yazdı. Bir süre sonra orduya girdi; Kafkasya'ya gitti. Kafkas halkının yoksulluk dolu yaşayışlarını ele aldığı izlenimlerle ilk gerçekçi hikâyelerini yazdı. 1854'te Kırım savaşı'na subay olarak katıldı. Sonra askerlikten ayrılıp Petersburg'a gitti. Bir kısım eserlerini oldukça sakin geçirdiği o yıllarda yazdı. Yine de içinde, aradığını bulamayan bir ruh çalkalanıyordu. Batı Avrupa ülkelerinde uzun bir gezintiye çıktı. Almanya, Fransa ve İsviçre'de dolaştı. Yurduna dönüşünde yine Yasnaya-Polyana'ya yerleşti. Asalet unvanlarından, lüksten sıkılıyordu. Köyünde bir okul kurdu. Bu okul, öğrenim ve eğitim bakımından yepyeni bir kurumdu. Huzura kavuştuğuna kanaat getirdikten sonra, 1862'de evlendi. Tolstoy evlendiğinde karısı Sophie Behrs 16 yaşında idi. Bu evlilik onun düzenli bir hayat özlemini giderecekti. Bu evlilikten 12 çocukları oldu; bu çocuklardan 5'i öldü. Eserlerinden en kuvvetli olan iki romanı "Savaş ve Barış" ile "Anna Karenina'yı" bu dönemde yazdı. Karısı, eserlerini yazmasında en büyük yardımcısıydı. Hatta "Savaş ve Barış"ın düzeltmelerini 12 kez yapıp yazmıştır. Aradan bir süre geçince yeniden, bu sefer eskilerden daha şiddetli bir moral çöküntüsüne uğradı. Geniş halk yığınlarının, özellikle Rus köylüsünün yoksul, perişan durumu onu çok üzüyordu. Bütün servetini köylülere dağıttı, her haliyle onlar gibi yaşamaya başladı. Kaba saba giyiniyor, giydiği her elbiseyi kendisi dikiyordu. Değişmeyen tek tarafı bıkıp usanmadan yazmasıydı. "Kroyçer Sonat", "Efendi ile Uşak", "Karanlıkların Gücü", "İman nedir", "İnciler", "Kilise ve Devlet", "İtiraflarım" hep bu yılların ürünleridir. Eserlerinde insanlığın çeşitli meselelerine değinen Tolstoy'un dünya ölçüsünde bir sanat ve fikir değeri vardır. Kendi ülkesinin toplumsal siyasal çalkantılarını, halkının yaradılışını, yaşayışını büyük bir ustalıkla yansıtmıştır. Gerçekçi edebiyatın en büyük temsilcilerinden olduğu kadar, bir filozof ve bir eğitimci olarak da ün kazanmıştı. Yukarıda sayılanların dışında "Diriliş", "Gençliğim", "Çocukluk", "Hacı Murat", "Ayaklanış", "Sergi Baba", "Tanrı Bizim İçimizdedir", "Kazaklar", "Tesadüf", "İki Süvari" gibi eserleri vardır.

Tolstoy 82 yaşındayken, 1910 yılında öldü. Kış ortasında evini terk ettiğinde hasta düştükten sonra, Astapovo'da tren istasyonunda zatürre'den öldü. Polis, cenazesine katılmak isteyenlere ulaşımı sınırlandırmak için çalıştı, ama binlerce köylü cenazesinde sokakları doldurdular. 82 yaşında vefat eden Tolstoy birçok kez büyük sıkıntılar yaşamıştır. Marksizm'den etkilenerek oluşturduğu mülkiyet konusundaki radikal fikirleri nedeniyle bütün servetini köylülere dağıttı, her haliyle onlar gibi yaşamaya başladı. Bu sebeple ailesiyle arası açıldı. Hıristiyan anarşizmini geliştirmeye çalıştığı "Tanrının Egemenliği İçinizdedir" kitabıyla yeni bir Hristiyanlık akımı tanımlaması, Ortodoks Kilisesi tarafından aforoz edilmesine sebep oldu. Tolstoy, ömrünün son yıllarını büsbütün derbeder bir şekilde geçirdikten sonra, bir küskünlük sonucunda, evini bırakıp yollara düştü. Astapovo tren istasyonunda ölü olarak bulundu. Ölümüne zatürrenin sebep olduğu bilinmektedir. Hayatı boyunca yaşamın nasıl bir şey olduğunu anlamaya çalıştı. Eserlerinde bunu eksiksiz olarak yansıtmayı hedef edinmiş en büyük Rus yazarlarından birisi olarak edebiyat ve dünya tarihindeki yerini aldı.

İncelemeler

Henüz yorum yapılmadı.

“İnsan Ne İle Yaşar” için yorum yapan ilk kişi siz olun

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir